Kritik maçta istediğini alan Yiğido oldu.
Çalımbay'ın öğrencileri nefes aldı, Güneş'in ekibi, zirvenin 12 puan gerisine düştü. Beşiktaş’ın zirve yarışında ağır bir yara almasına neden olan karşılaşmayı Fanatik yazarı Cem Dizdar değerlendirdi.
İşte Dizdar'ın o yazısı;
“İlk devre oynanan bu vasat altı oyun için ülke olarak müteşekkir olabilir miyiz? Öyle ya, çoğumuz canımızın sıkılması pahasına çakıldık televizyon karşısına. Fırsat kollayan Sivas’ı anlayabiliriz belki, aşağıdan çıkmaya çalışıyorlar. Ancak en son 14 Ocak’ta Beşiktaş’a mağlup oldukları maçta Konya ile sahaya çıkan Amir Hadziahmetovic’i dün bir bugün iki, imzanın hemen arkasından sahaya gönderip tek pozisyon yakalayabilen Beşiktaş’ı nasıl anlayalım? İkinci devre ağır aksak ilerlerken pozisyona giremeyen Beşiktaş’ın kenar yönetimi 'İmdat değişiklikleri’ yapıyor ama pozisyonlar yine Sivas’tan geliyor. Çoğu maçta olduğu gibi kalecileri Mert Günok’un ellerine, ayaklarına bakıyorlar maçtan kopmamak için. O da takımını maçta tutuyor. Şimdi sormak gerekir mi, ’Neler oluyor Beşiktaş’ta?’ diye.
Futbola ne kadar benziyor
Diyelim Valerian İsmail döneminde takım çalışmamıştı! Peki bu ‘Oyun kaybı’nı ya da ‘Oyunsuzluğu’ nasıl açıklamak gerekiyor? Kulüpler hakem kararları üzerinden ortalığı çocukça münakaşalarla toz duman ederken, memlekette futbol olgunluğu vasata bile ulaşmakta zorluk çekiyor. Evet, biri yeniyor diğeri yeniliyor belki ama oyun futbola ne kadar benziyor, orası meçhul!
Bir diğer konu ise, futbol kültürünün ülkemizdeki birçok başlıkta olduğu gibi enteresan bir hatta ilerliyor oluşu! Caner Osmanpaşa sakatlanmış sedyeyle çıkıyor. O anda tribünler kentin plaka numarasının ulaşmış olduğu dakikayı kutluyor cep telefonu ışıklarıyla. Ezberin böylesi! Caner’in topu o dakika ayağından kaçırıp golün yenmesi halinde kopacak kıyameti düşünebiliyor musunuz?”
Cem Dizdar/Fanatik