Beşiktaş Kulübü Başkanı Serdal Adalı, 2026 yılı Olağan Divan Kurulu toplantısında camiaya seslendi. Görevde geride kalan 1,5 yılı değerlendiren Adalı; futboldaki yeni yapılanmadan basketboldaki EuroLeague biletine, finansal başarılardan Denetim Kurulu raporlarına ve kombine bilet fiyatlarına kadar birçok kritik konuda net mesajlar verdi. Başkan Adalı'nın açıklamaları şu şekilde:
"1,5 Yıllık Hazırlık Devresini Astık, Temelleri Attık"
"Saygıdeğer Divan Başkanlığı, Kıymetli hazirun, Ekranları başında, dijital platformlardan divan kurulumuzu takip eden değerli Beşiktaşlılar, Hepiniz hoş geldiniz...
Değerli Divan üyelerimiz, Bugün karşınızda, görevde 1,5 yılını doldurmuş bir yönetim kurulu olarak bulunuyoruz. Göreve geldiğimiz günlerde camiamıza 1,5 yıl gibi bir hazırlık devresi geçireceğimizi söylemiştik. Bugün, görevi devraldığımız noktanın çok daha ötesinde, Sportif başarı için mücadele edecek Beşiktaş'ın temellerini atmış durumdayız. 2026-2027 futbol sezonuna yepyeni bir futbol yapılanmasıyla başladık.
Beşiktaşlıların gönlünde özel bir yeri olan Önder Özen hocamızı futbol direktörlüğü görevine getirdik. Futbol takımımızın teknik direktörlüğü görevine ise, İtalyan futbolunun yükselişteki teknik adamı Vincenzo Italiano'yu getirdik. Bu iki kıymetli futbol adamının Beşiktaş'ta birlikte önemli işler yapacağına inanıyorum.
Bizler de yönetim kurulu olarak, Takımımıza güç katacak, hocamızın istediği takviyeleri yapmak için çalışmalarımızı hiç durmadan sürdürüyoruz. Kadro yapılanmasını tamamladığımızda, Hepimizin özlediği, sahada görmek istediği Beşiktaş'ı izleteceğimizden hiç şüphem yok. Futbol direktörümüz Önder Özen ve teknik direktörümüz Vincenzo Italiano ile yakaladığımız bu pozitif havayı transferlerimizle sürdüreceğiz. Sezon boyunca yarışan, kazanan bir Beşiktaş inşa edeceğiz. Bundan hiçbir Beşiktaşlının şüphesi olmasın. Diliyorum ki önümüzdeki sezonda futbol takımımızdan büyük mutluluk duyacaksınız."
"Erkek Basketbol Takımımızı Layık Olduğu Yere, EuroLeague'e Taşıdık"
"Tıpkı futbol takımımızda olduğu gibi, basketbolda da sizlere verecek güzel haberlerimiz var. Geçtiğimiz sezon, hem ligde hem Eurocup'ta final oynama başarısı gösteren, Son ana kadar şampiyonluk mücadelesini sürdüren erkek basketbol takımımız, Yıllar sonra ülkemizi Avrupa'nın en üst seviye basketbol organizasyonu Eurolig'de temsil etmeye hak kazandı. Beşiktaş bugün Eurolig'e yeniden katılıyorsa, Bunda takım organizasyonumuzun payı büyüktür.
Basketbolda yaşadığımız kötü sezonlardan sonra her geçen gün daha da güçlenen bir organizasyon kurduk. Sahada inanılmaz bir mücadele ortaya koyduk. Büyük camiamızla, büyük taraftarımızla, basketbol kültürümüzle Avrupa basketbolunun önemli bir kulübü haline geldik. Ve Eurolig yönetimiyle yaptığımız görüşmelerde ortaya koyduğumuz strateji sonucunda Beşiktaş'ı layık olduğu yere taşımayı başardık.
Şimdi Eurolig'de yer alacak bir Beşiktaş için çalışmalarımıza devam ediyoruz. Transfer çalışmalarımıza çoktan başladık. Sezon biteli henüz 15 gün olmasına rağmen iç ve dış transferde önemli imzalar attık. En kısa sürede takımımızı tamamlayıp Eurolig sezonunun çalışmalarına tam kadro başlayacağız. Ayrıca, Eurolig bütçesi oluşturma adına sponsor çalışmalarımıza da devam ediyoruz. Sponsorluk süreci tamamlandıktan sonra ortaya koyacağımız bütçe ve vizyonla ligde ve Eurolig'de en iyi şekilde mücadele edeceğiz."
"1,5 Senede 80 Milyon Euro Sponsorluk, 80 Milyon Euro Oyuncu Satış Geliri"
"Değerli Divan Kurulu üyeleri, saygıdeğer Beşiktaşlılar, Sponsor konusuna girmişken, sizlere görev süremiz içindeki çok önemli bir konudan da bahsetmek isterim. 1,5 yıldır görevde olan bir yönetim kurulu olarak, Beşiktaşımıza çok önemli sponsorluklar kazandırdık. Bu sürede yaklaşık 80 milyon Euro'luk önemli bir sponsorluk gelirini Beşiktaşımızın kasasına koyduk. Devam ettirdiğimiz sponsorluklara ek olarak, Bu sezondan itibaren de Nike ve TERA ile yeni sponsorluk anlaşmaları imzaladık. Sektörünün öncüsü olan iki büyük markayı da Beşiktaşımızın sponsorluk ağının içerisine kattık. Kulübümüze sponsorluk sağlamak konusundaki bu çalışmalarımıza da durmaksızın devam edeceğiz.
Saygıdeğer Divan Kurulu üyeleri, saygıdeğer Beşiktaşlılar, Göreve geldiğimiz günden bu yana, bana göre dikkat çekilmesi gereken noktalardan biri de oyuncu satış gelirlerimiz. 1,5 sene içinde 80 milyon Euro'luk oyuncu satışı gerçekleştirdik. Yıllarca tek bir oyuncu satamayan, Kasasına bir kuruş bonservis geliri koyamayan Beşiktaş'ı 1,5 yılda 80 milyon Euro bonservis geliri kazanan bir kulüp haline getirdik. Evet, bu satışların hepsi kulübümüze gelir olarak gelmeyecek. Biz de bu oyuncuların bonservis bedellerini karşı kulüplere ödeyeceğiz. Bu yüzden oyuncu alış ve satış hareketlerimiz devam edecek."
"UEFA Kısıtlamalarını Kaldırdık, Tarih Bizleri Finansal Bağımsızlığı Sağladı Diye Yazacak"
"Yaptığımız bu sponsorluk anlaşmaları, Oyuncu satışları, Gayrımenkul projeleri, Futbol takımımızda yaptığımız bütçe düzenlemesi sayesinde Beşiktaş'ta yıllardır görülemeyen bir mali başarıya imza attık. Beşiktaş'ın mali yükümlülüklerini eksiksiz bir biçimde yerine getirerek, UEFA ile imzaladığımız uyum anlaşması sürecini tamamladık. Ve UEFA tarafından kulübümüze bizden önce konulan bütün finansal kısıtlamaları kaldırdık.
UEFA'nın kulübümüze ilişkin bu kararı, bizlere şunu gösteriyor. UEFA, kulübümüzün finansal çalışmalarını olumlu karşıladı ve Beşiktaş, yıllar sonra ilk kez finansal bağımsızlığını kazandı. Ancak gelin görün ki, finansal fair play anlaşmalarına uymayıp UEFA'nın koymuş olduğu finansal kuralları ihlal edip Beşiktaş'a UEFA'dan ceza aldıranlar kahraman ilan edilirken Bizim için sağda solda 'Beşiktaş'ın borcunu artıran yönetim' deniliyor. Bu algıları yapan arkadaşları tebrik ediyorum. Baksanıza, koskoca UEFA bile bu işten sizin kadar anlamıyor! Ne hikmetse, o çok övülen yönetim kurulları için vermediği kararı bizim çalışmalarımız sonrasında veriyor, Beşiktaş'ın finansal kısıtlamalarını bizim dönemimizde kaldırıyor.
Biz Beşiktaş'ın UEFA nezdindeki kısıtlamalarını kaldırırken, Sadece sportif borçları, banka faizlerini ödemekle kalmadık. Bizden öncekilerin yaptığı usulsüz işlerin cezalarını da ödeyerek bunu başardık. Göreve geldiğimiz ilk anda dahi söylediğimiz gibi, Beşiktaş mali bağımsızlığını kazanacak, kendi ayaklarının üzerinde duran bir organizasyona kavuşacak. Varsın bize 'borç yapan yönetim' algısı yapsınlar, Tarih bizleri, bugün UEFA anlaşmasında olduğu gibi Beşiktaş'ın finansal bağımsızlığını sağladı diye yazacak."
"Denetim Kurulu Raporunu Şaşkınlıkla Okudum: Bu Hesabı 5-6 Yaşındaki Çocuk Bile Anlar!"
"Değerli Divan Kurulu üyeleri, saygıdeğer Beşiktaşlılar Divan Kurulu toplantımızdan üç gün önce Denetim Kurulumuzun dönem raporu camiamızla paylaşıldı. Öncelikle şunu söyleyeyim: Beşiktaş tarihinin belki hiçbir döneminde bizim kadar şeffaf olunmadı, kimse Beşiktaş'ın kurullarıyla bizim kadar işbirliği içinde olmadı. Buna rağmen, Denetim Kurulu raporunda yazan bazı ifadeleri şaşkınlıkla okudum.
Özellikle, Dikilitaş gayrımenkul projemizden gelen gelirin yöneticilerin alacakları için kullanılması konusuna bir cevap vermek isterim. Biz, Bankalar Konsorsiyumu'na 50 milyon Euro tutarında yüklü bir ödeme yaptık. Kalan borcumuzu da tamamen Beşiktaş menfaatlerine uygun olacak şekilde, 5 yıllık bir vade ile yapılandırdık. Ancak Dikilitaş gelirini, yaptığımız bu ödemeden 2 ay sonra kasamıza koyabildik. Biz Bankalar Konsorsiyumu'na ödeme yapmak için Dikilitaş'tan gelecek olan gelirin bu ilk kısmını beklemiş olsaydık Ödemeyi 2 ay geç yapacak ve 2 aylık bir faiz yükünü de ödemek zorunda kalacaktık.
Biz, TÜPRAŞ, BEKO ve Nike sponsorluklarından gelen gelirin tamamını Bankalar Konsorsiyumu'na öderken, Ayrıca kulübün vadesi gelen borçları, personel ödemeleri gibi günlük işleyişini devam ettirecek olan yükümlülüklerini de yerine getirmek durumundaydık. İşte yönetim kurulunun sağladığı finansman burada devreye girdi ve Bankalar Konsorsiyumu borcumuzu kontrol altına alırken aynı zamanda kulüp işleyişini de aksatmadan sürdürmeyi başardık. Yönetim kurulumuzun oluşturduğu bu kaynak sayesinde, Bankalar Konsorsiyumu'na olan ödeme planımızı eksiksiz, firesiz bir şekilde hayata geçirmeyi başardık.
Bu sayede Beşiktaş'ı 2 aylık, Yaklaşık 3-4 milyon Euro'luk bir faiz borcundan kurtarmış, Banka borçlarımızı da Beşiktaş'ın lehine olacak koşullarda kontrol altına almış olduk. Dikilitaş geliri gelince de, gerektiği zamanda bize bu kasa kolaylığını sağlayan yöneticilerimize ödeme yaptık. Denetim Kurulu'nda yöneticilere ödenen borç şeklinde aktarılan konunun aslı astarı bu şekildedir. Ayrıca bu alacakları niye benim ve yönetim kurulu üyelerinin hesabına gönderdik, onu da denetim kurulu başkanımız anlatsın.
Ancak ne yazık ki borç ödeyen, Beşiktaş'a kasa kolaylığı sağlayan bir yönetim kurulunun farklı bir anlatımla itham edildiğine şahit olduk. Bu noktada, Beşiktaş camiasını rakamlarla bilgilendirmenin en doğru yol olduğuna inanıyorum. Denetleme Kurulu raporunda bizim Emlak Konut'tan 1 milyar 280 milyon TL aldığımız belirtiliyor. Biz ise Nisan ayında TÜPRAŞ, BEKO ve Nike'tan gelen sponsorluk gelirlerini Bankalar Konsorsiyumu'na yatırdık. Bankalar Konsorsiyumu'na, Nisan ayında 2 milyar 400 milyon TL'lik bir ödeme gerçekleştirdik.
Tekrar ediyorum, Dikilitaş Projesi için Emlak Konut'tan 1 milyar 280 milyon TL'lik bir ödeme aldık. Bankalar Konsorsiyumu'na ise 2 milyar 400 milyon TL borç ödedik. Yani Dikilitaş projesinden elimize geçen paranın üzerine yaklaşık 1 milyar 100 milyon TL daha koyarak tarihin en büyük borç kapatma işlemini yaptık. Emlak Konut'tan gelen paranın üzerine 1 milyar 100 milyon TL daha koyduğumuz halde, Emlak Konut'tan gelen paranın neredeyse 2 katı tutarında bir borç ödediğimiz halde Bu paradan yöneticilerin alacakları ödendi gibi bir yargıya varmak art niyettir.
Ben Bankalar Konsorsiyumu borcu konusunda hızlı davranmak, 2 ay daha beklemeden Beşiktaş'ı bir an evvel faiz yükünden kurtarmak için Dikilitaş'tan gelecek parayı beklemek yerine kulübün sponsorluk gelirlerini kullandım. Dikilitaş'tan ön ödeme geldiği anda da gelen parayı kulübün işleyişi için kullandım ve yine Beşiktaş'ın gündelik borçlarını ödedim. Bu hesabı, kusura bakmayın ama toplama işlemini yeni öğrenen, sayıları parmaklarıyla sayan 5-6 yaşındaki çocuklar bile anlar. Ne hikmetse bir tek Denetim Kurulu anlamamış.
Ben anlamıyorum, Emlak Konut'tan gelen banknotlarla bankalara yatırılan paraların seri numaraları aynı mı olmalıydı? Ya da biz illa Dikilitaş'tan gelecek geliri bekleyip, 2 ay daha faiz ödeyip 1 milyar TL daha az mı borç kapatmalıydık? Hayret ediyorum. Bugüne kadar hiçbir yönetim Ne sponsorluk gelirlerinden, ne de oyuncu satışlarından 1 kuruş götürüp de Bankalara ödeme yapmamış. Biz sermaye artırımı yapmışız, sponsorluk anlaşmaları yapmışız, oyuncu satışı yapmışız, ne topladıysak da götürüp bankalara ödeme yapmışız.
Bir de üzerine itham ediliyoruz, sorguya çekiliyoruz, itibar suikastine uğruyoruz. Bundan sonra gelen paranın üzerine şu sponsordan geldi, şu projeden geldi, şu oyuncu satışından geldi diye kalem kalem yazalım, Borçların vadesi geldiğinde de daha şuradan paramız gelmedi deyip bekleyelim o zaman... Böyle bir şeyin imkanı var mı, aklınız mantığınız alıyor mu?
Beşiktaş camiasının burada bilmesi gereken en önemli nokta şu... Biz, Dikilitaş projesinin gelirleri borçların ödenmesinde kullanılacak demiş miyiz? Demişiz. Dikilitaş Projesinden dolayı Emlak Konut'tan 1 milyar 280 milyon TL'lik bir ödeme almış mıyız? Almışız. Bankalara bu tutarı ödemiş miyiz? Evet! Hem de Emlak Konut'tan gelen paranın iki katını ödemişiz, iki katını. Biz Dikilitaş gelirinin 2 katı kadar borç ödeyeceğiz, siz hala yöneticiler şahsi alacaklarını aldı diyeceksiniz. Kusura bakmayın, yok öyle hikaye! Siz bugün buraya böyle bir ithamla gelemezsiniz, buna hakkınız yok."
"Banka Borçlarını 128 Milyon Dolardan 53 Milyon Dolara Düşürdük"
"Yeri gelmişken çok önemli bir konuya daha değinmem gerekiyor. Yönetim kurulu olarak görevi devraldığımızda 128 milyon dolar olan banka borçlarımız, Şu an itibariyle 53 milyon dolar seviyesine düşmüş durumda. Yapılan bütün algılara rağmen kulübümüzün belini büken banka borçlarıyla ilgili de çok önemli bir yol aldık, bunu da herkes böyle bilsin! Konu aslında az önce anlattığım şekilde gelişmişken, Ve bununla ilgili olarak, Denetim Kurulu bizden istediği bilgiyi anında alabilecekken Denetim Kurulu raporunda kullanılan bu anlatım dilini son derece yanlış ve yakışıksız buluyorum."
"Beni Başkalarıyla Karıştırmayın, Asıl Denetlenmesi Gereken Denetleme Kurulu'dur"
"Beyler, Bu sizin görevdeki üçüncü döneminiz. Bizden önce de burada farklı yönetim ve divan kurullarıyla çalıştınız. Bizi giderayak sponsorluk geliri kırdırıp alacaklarını kur farkıyla tahsil edenlerle karıştırmayın, çünkü siz o günlerde de buradaydınız. Yıllarca Denetim Kurulu raporları hazırladınız. O raporlarda 'kişilere' yahut 'eski yöneticilere' olan borçlar kısmında birinci sıraya hep Serdal Adalı'yı yazdınız. Ben o dönemin yöneticilerine de bunu raporlara yazmamalarını defalarca söyledim.
Benim adımı oraya ben değil, siz yazdınız. Ben defalarca 'benim Beşiktaş'tan alacağım olmaz' dedim. O rakamı da yönetimde bile olmadığım zamanlarda forma alarak, loca alarak erittim. Beşiktaş'ın 'Serdal Adalı'ya borç' dediğini ben yine Beşiktaş'a verdim. Beşiktaş'a şu parayı verdim demekten de hayatım boyunca hep haya ettim. O yüzden siz siz olun, beni başkalarıyla karıştırmayın. Denetim kurulu raporlarında doğru dili kullanın, Beşiktaş camiasını daha fazla yanıltmayın.
Kullandığınız bu dil, Bu eksik anlatımınız bize gösteriyor ki, Biz de kulübün datalarını uçursak, belgelerini sizinle hiçbir şekilde paylaşmasak, hatta belgeleri yok etsek, sahte imzalı evraklar göndersek gözünüzde çok daha başarılı olurmuşuz. Denetim göreviniz için gerekli imkanları, istediğiniz tüm bilgi ve belgeleri size sunmasak; Tekrar ediyorum, gözünüzde çok daha başarılı olurmuşuz. Şeffaflık demek, kulübün en özel, en mahrem bilgilerinin çarpıtılmış rakamlarla ortaya serilmesi demek değildir.
Şeffaflık her şeyden önce doğru geri bildirim gerektirir. Siz bu konuda ne yazık ki yanlış yaptınız, camiayı yanlış bilgilendirdiniz. Yeni bir sezona başlarken, sezon öncesi olumlu bir hava yakalamışken Hatalı, eksik, manipülatif anlatımlarla bu olumlu havayı baltaladınız. Bizden önce mali kurullara rapor yetiştiremeyen bir kurulken, başka hiçbir yönetim zamanında yapamadığınız 'şahsi yorumları' yapmaya başladınız. İşte bütün rakamlar, hakikatler burada. Belki de asıl denetlenmesi gereken, Denetleme Kurulu'nun ta kendisidir!"
"Kıyak Emekli Edilen Oyuncumuz Yok, Aldığımız Hiçbir Futbolcu Beşiktaş'ı Zarara Sokmaz"
"Şunu da ilave edeyim: Biz yönetim kurulu olarak, bazı transferlerde önemli bonservis ödemeleri yaptık. Sportif başarıyı yakalamak için gerektiğinde yine bonservis ödemeleri yapacağız. Bu ödemelerin mali koşullarını, vadelendirmelerini Beşiktaş için en uygun şartlarda yapacağız. Gerekirse Beşiktaş'a yine kendi kaynaklarımızla kasa kolaylığı sağlayacağız. Siz de ilerleyen raporlarınızda yine 'bonservis ödemelerinde, toplam yükümlülükte artış' yazacaksınız.
Burada önemli olan nokta şu: Bizim aldığımız hiçbir oyuncu, Beşiktaş'ı zarara sokmayacak. Biz bir oyuncumuzla yollarımızı ayırıyorsak, o oyuncu Beşiktaş'a mutlaka bir bonservis geliri kazandıracak.
Yıllarca tek kuruş bonservis geliri elde edemeyen Beşiktaş'ın Denetim Kurulu olarak, Transfer kalemlerine de bu açıdan yaklaşmanızı tavsiye ediyorum. Bugün elimizde, istediğimiz zaman transfer geliri elde edebileceğimiz birçok önemli oyuncumuz var. Orkun Kökçü, Agbadou, Murillo, Oh, Djalo, Cerny, Ndidi ve diğer bütün oyuncularımız çok kıymetli. Hepsinin piyasası var. Hepsine ilgi var, talep var, ancak bizim oyuncularımızı satmak gibi bir niyetimiz yok.
İçlerinde bir tane bile futbol hayatının sonuna gelmiş, son kontratını yapmış, kıyak emekli edilmiş, üstüne para verilip de gönderilecek oyuncu yok. Biz halen geçmiş dönemlerde getirilen o kıyak emeklilerin maaşlarını, fesih bedellerini ödüyoruz. Hal böyleyken bütün Beşiktaş camiasına soruyorum. Bizim transfer ettiğimiz oyuncular zarar mıdır, varlık mıdır? Bunları siz divan üyelerinin takdirine bırakıyorum."
"Kişilere Bağımlı Olmayan Mali Yapı: Şov Yapanlar Artık Alkışlanmayacak"
"Ben göreve geldiğimden beri, kişilere ve kişisel kaynaklara bağımlı olmayan bir ekonominin önemini ifade ettim. Bu düşüncelerimin halen arkasındayım. Kulübümüze dün de kaynak sağladık, bugün de sağlarız, gelecekte de ne gerekiyorsa yapacağız. Bir gün belki bizler de Beşiktaşımıza sağladığımız kaynağı geri alacağız. Ancak sağlayacağımız bağımsız mali yapı sayesinde, Beşiktaş herkesin parasını ödediğinde dahi zorda kalmayacak.
Biz bu görevi geride bıraktığımızda burada alacağımız olsa da olmasa da, Hiçbir şahıs 'ben Beşiktaş'a şu kadar para hibe ettim' diyerek kendi şovunu yapmayacak, Bu kişiler, bu sloganlar Beşiktaş'ta artık alkışlanmayacak. Biz kendimizi alkışlatmak için değil, Geride güçlü, başarılı ve finansal anlamda bağımsız bir Beşiktaş bırakmak için buradayız. Bunu bütün Beşiktaşlıların böyle bilmesini istiyorum."
Kombine Fiyatları Eleştirilerine Yanıt: "Geçen Yıl Yarı Fiyatınaydı, Takıma Ne Etki Yaptı?"
"Hazır yanlış anlaşılmalara, yanlış anlatılan konulara değinmişken eksik anlatılan başka bir konu ile ilgili de camiamızı bilgilendirmek isterim. Geçtiğimiz günlerde, yeni sezon kombinelerimiz satışa çıktı. Özellikle Kapalı tribün kombine fiyatlarıyla ilgili geri dönüşler alıyoruz. Benim de bu konuda söyleyeceklerim var. Geçtiğimiz sezon, yönetim kurulu olarak kombinelerde ilk kez fiyat belirlemesini yaptık. Ve bugün tepki almamıza sebep olan Kapalı tribün kombineleri için taraftarımızın isteğini göz önünde bulundurduk.
Kapalı tribün kombinelerimizi, ezeli rakiplerimizin eşdeğer kombine fiyatlarının yarısına satışa çıkardık. Normalde geçen sezon, kapalı tribün fiyatları 50-60 bin TL bandında olsa bugün bu konu gündem dahi olmayacaktı. Öyle Kapalı tribünü bitirmek falan, bunlar boş sloganlardan öteye gitmiyor.
Şimdi ben sizlere soruyorum: Geçtiğimiz sezon kapalı tribün herkesin erişebileceği, çok uygun bir fiyattayken takıma nasıl bir etki yaptı? Geçen sezonki, rayicin oldukça altındaki fiyatlandırmanın Beşiktaş'a, Beşiktaş tribünlerine bir katkısı oldu mu? Tribün olarak hangi maça etki ettik, takımımıza ne kadar güç olabildik, bunun özeleştirisinin de yapılmasını istiyorum. Biz sezon boyunca rakiplerin üzerinde oluşturmamız gereken baskıyı ne yazık ki kendi takımımıza kurduk. Birleşin? Yok! Tek ses, tek vücut olun? Yok! Takıma maç boyunca itici güç olun? Yok!"
"Kale Arkasında Maç Seyreden de Kapalı'daki Kadar Beşiktaşlıdır"
"Bana Kapalı tribün anlatıyorsunuz Benim çocuklarım Kapalı'da büyüdü. Keşke siz o zamanlardaki Kapalı olsanız da ben de bu eleştirilerinize hak verebilsem Ayrıca Kapalı ruhu dediğiniz ruh mekandan bağımsızdır, kendini her yerde her koşulda gösterir. Beşiktaş sevgisi illa ki stadın belli bir yerinde olmaya endeksli değildir. Kale arkasında maç seyreden de Kapalı'daki kadar Beşiktaşlıdır!
Şimdi bir terane tutturulmuş gidiyor: Yönetim, gelecek tepkileri engellemek için bu fiyattan kombine satıyor diyorlar. Ben geçtiğimiz sezon tribünlerde protestoları, olumsuz sloganları çok duydum. Kalktım, taraftarıma Kocaeli kupa maçında yapılanlardan dolayı ligdeki Kocaeli deplasmanına onlarla beraber gittim. Aynı sofraya oturdum, onlarla tribünde omuz omuza marş söyledim. Geçen sezon yönetim olarak en fazla tepkiyi aldığımız dönemde bile biletlerin gişe fiyatlarında artış yapmadım, tribünler ulaşılabilir olsun istedim. Umuyorum ve inanıyorum ki, biz bu sezon arzuladığımız Beşiktaş'ı göreceğiz, özlenen Beşiktaş ruhunu ve başarıları yakalamaya başlayacağız. Dolayısıyla protestoyu gerektiren bir durum inşallah olmayacak :"
"Protestodan Korksak Kale Arkasının Kapasitesini 4500 Kişi Artırmazdık"
"Ama yine de şunu söyleyeyim: Kombine fiyatlarını belirlerken, amacımız protestoları engellemek olsa belli gruplarla iyi geçinmeyi seçerdik. Ayrıca protestolardan korksak, kale arkası tribünlerde 4500 kişilik bir kapasite artışına gitmezdik. Aynı şekilde, kale arkası tribünlerini neredeyse geçen sezonla aynı fiyattan satışa çıkarmazdık. Yaptığımız kombine fiyatlandırması, tamamen Beşiktaşımızın menfaatleri doğrultusunda kararlaştırılmıştır.
Amacımız tribünlerin daha organize, tek ses olmasını sağlamaktır. İnanıyorum ki büyük Beşiktaş taraftarı, yeni sezonda Kapalı'da, kale arkasında, numaralıda, deplasmanlarda, bulunduğu her yerde Beşiktaş'a en büyük desteği verecek. Ve diliyorum ki sahada da tribünde de çok daha iyi, çok daha başarılı, birlik beraberliği sağlamış bir Beşiktaş göreceğiz."
"Beşiktaş İyi Oldukça Bizler de İyi Olacağız"
"Değerli Divan Kurulu üyeleri, saygıdeğer Beşiktaşlılar Yeni sezona başlarken sportif, mali ve idari olarak ne noktada olduğumuzu bir de bizden dinleyin istedim. Bütün bu yanlış anlaşılmalara, yapılan algılara rağmen ben yeni sezona yeni bir sayfa olarak bakmak istiyorum. Ben Beşiktaş'ın layık olduğu başarılara ulaşacağına inanıyorum, bu umudumun camiamıza da sirayet etmesini istiyorum. Yeni sezonda bütün Beşiktaş camiasını kenetlenmiş ve inanmış olarak Beşiktaş'ın yanında görmek istiyorum. Bu havayı yakaladığımızda, beklenen günlerin kesinlikle geleceğine inanıyorum.
Ve sözlerime son verirken bir kez daha üzerine basa basa söylüyorum. Beşiktaş'ın iyi olması için elimizden ne geliyorsa yapacağız. Beşiktaş iyi oldukça bizler de iyi olacağız. İlerleyen dönemlerde karşınıza çok daha güçlü bir Beşiktaş tablosuyla çıkacağız. Camiamızın her ferdinin çıktığımız bu yolda desteğini, katkısını rica ediyorum. Bugün buraya gelerek bizlere zaman ayıran, Beşiktaş'ın bugününe ve geleceğine sahip çıkan siz değerli Divan üyelerimize teşekkürlerimi sunuyorum. Saygı ve sevgilerimi iletiyorum..."
Haber kaynaağı: Ortaçizgi